Yıllar Evvel İçtiği Radyoaktif İçecek Yüzünden Çenesi Kopan Adam: Eben Byers

Yıllar Evvel İçtiği Radyoaktif İçecek Yüzünden Çenesi Kopan Adam: Eben Byers
Yıllar Evvel İçtiği Radyoaktif İçecek Yüzünden Çenesi Kopan Adam: Eben Byers

Dünyanın ilk antibiyotiğini, antibiyotiğin ne olduğunu ya da ne işe yaradığını bilmediği halde Antik Mısır halkları kullanmıştı. Yaralar mikrop kapmasın diye yaraya küflü ekmek basan Antik Mısır halkı, antibiyotikleri bilmese de yöntemin işe yaradığını biliyordu. 

Aradan binlerce yıl geçtikten sonra insanlık bazı “parlak ve eğlenceli” elementler keşfetti. Bu elementleri, tıpkı küflü ekmeğin nasıl işe yaradığını bilmeyen Antik Mısır halkları gibi, pratikteki faydalarından dolayı kullanmaya devam ettiler. Bunlar, Marie Curie tarafından verilen ismiyle radyoaktif elementlerdi.

Fazla radyoaktiviteden Hulk olunmuyor

radyoaktif içecek

Her ne kadar çizgi romanlarda radyoaktif örümcekler, fazla gamma ışımaları gibi nedenlerle süper kahramana dönüşen karakterler olsa da gerçekte fazla radyasyondan ya kanser olursunuz ya da ölürsünüz. Düşük dozlarda ancak sürekli radyasyonun etkileri ise çok daha uzun ve acılı bir sona neden olur. 

Radyoaktif elementler 1800’lerin sonunda keşfedildiğinde hemen her şeyde kullanıldı. Buna diş macunlarından sigaralara, saatlerden kartvizitlere pek çok şey dahildi. Bu parlak nesnelerin insanlar üzerindeki yıkıcı etkisi ise çok sonra ortaya çıkacaktı.

Amerika’nın o dönemki önemli sporcusu ve sosyetik ismi olan Eben Byers da benzer bir son yaşayacaktı. Çelik sektörünün önemli ismi ve iyi bir sporcu olan, 1906’da ABD’de golf şampiyonu olan ve zamparalıkta sınır tanımayan Byers, 1927de bir gün tren yatağından düştü ve kolunu sakatladı. Bu da sonuna giden yolun başlangıcı oldu.

Radyasyonlu içecek alır mıydınız?

radithor

Byers’ın doktoru ona Radithor adı verilen ve içinde radyum bulunan bir ilaç önerdi. Zira ilacın mucidi olan William J.A. Bailey, yazılan her ilaç karşılığı doktorlara para ödemesi yapan biriydi. Byers’in durumunda ilaç, gerçekten plasebo etkisiyle işe yaramıştı. Teknik olarak radyumlu su diyebileceğimiz bu ilaç Byers’ın o kadar hoşuna gitmişti ki kendi içtiği gibi iş arkadaşlarına da kasa kasa göndermişti. 

O dönemde radyasyon ve genel olarak yeni keşfedilen elementler/bileşikler konusunda korkunç bir cehalet vardı. Alkolsüz bazı içeceklerde kokain bulunan ve bunun normal karşılandığı o dönemde, bir ilaç “yeterince radyoaktif madde içermediği için” onay alamamıştı. Durumun vahametini oradan anlayın. 

Birkaç yıl boyunca radyasyonlu sıvıları peşi sıra içen Byers, daha sonra kilo kaybetmeye, baş ağrısı çekmeye başladı. Ayrıca dişleri de dökülüyordu. Kemikleri parçalanmaya başladığında da doktora göründü. 

Aaa, radyasyon kötüymüş?

radyasyon çene

1931 yılına gelindiğinde radyasyonun olumsuz etkileri ortaya çıkarıldı. Hatta bu dönemde mahkemelerde Byers’tan tanıklık etmesi de istendi. Zira Byers önemli bir figürdü. Yoksa iridyumlu boyalarla saat boyamaktan aynı kaderi, çok daha acı bir şekilde yaşayan çok sayıda kadın işçi de vardı. 

Byers’ın avukatı, ünlü ismin üst çenesinde sadece iki dişinin kaldığını, alt çenesinin büyük kısmının alındığını, kafatasında delikler oluşmaya başladığını ve kemiklerinin de parçalanmakta olduğunu söyledi. 

Byers, durumunun ölümcül olduğunu 51 yaşında vefat etmeden çok kısa bir süre önce öğrendi. O kadar çok radyoaktif sıvı içmişti ki naaşı kurşundan bir tabutun içinde toprağa verildi. Bu noktada yalnızca 6 dişi kalmıştı.

Radyasyonlu ilaçlara ne oldu?

radyasyonlu ilaç

Bu dönemde, ufak tefek yataktan düşme yaralanmalarına ölümcül sıvılar yazmayan gerçek doktorlar, radyasyonun insanlar için ne kadar zararlı olabildiğine dair şahitlik etti, araştırmalar yaptı. Sonucunda radyoaktif elementler ilaçlardan büyük ölçüde çıkarıldı.

Radithor’un mucidi ise ilacının güvenli olduğunu savundu. 1949 yılında ise mesane kanseri nedeniyle öldü. 20 yıl sonra yapılan otopside radyasyon yüzünden iç organlarının parçalandığı ve kalıntılarının hala sıcak olduğu keşfedildi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*